Hakkımızda

Bazen inandığın şeyin peşinden gitmek gerek. Eğer o inandığın şey, seni senden bile koruyacaksa. İnsanlar karşılık beklemeden bir şey yapmadıklarında herkesin karşılıksız iyilik yapmayacağını sanarlar. Çölün ortasında, ya da bir kutupta kara, ve kuma karşı gelip yeşeren bir çiçek gibi olmak gerek bazen. Her şeye rağmen, herkese rağmen doğru bildiğin yolda ilerlemek gerek bazen. Bu yolda toprak kanın, güneş inancın, yağmur ilmin olacak. İçindeki yeşerme ateşi seni iyileştirecek. Ve sen iyileştiğinde başkalarının iyileşmesini istetecek.

İnsanlar sana deli diyecekler. Daha önce aynı yolda yürüyenlere dedikleri gibi. Sen mi kurtaracaksın insanlığı, dünyayı sen mi değiştireceksin diyecekler. Sen küçücük bedeniyle koca bir sevda yüklenen Bediüzzaman gibi, firavunun sarayında büyüyen çocuk Musa gibi, cahiliye döneminde yetişen ümmi Peygamberinin yaptığı gibi aldırış etmeden davanda ilerleyeceksin. Bu yolda gerekirse ailenden, arkadaşlıklarından, belki dünyadaki rahat yaşamından fedakarlıklar edeceksin. Sonsuz bir ömrü insanlığa kazandırmayı kendine vazife eden bir gönül askerine dönüşeceksin.
İnsanlar yaptığın fedakarlıklarda çıkar arayacaklar. Zanla konuşup canını sıkacaklar. Ailen ne işin var sohbet meclislerinde kıl namazını yaşa dinini otur evinde diyecekler. İslamı anlatmak, Allah’ı anlatmak sana mı kaldı diyecekler. En yakın bildiklerin bile seni anlamayacaklar. Bu yolda belki bir çok şey feda edeceksin. Elinde bir tek inancın ve muhabbetin kalacak. İşte bu yüzden tek çıkarın gönlündeki muhabbet olacak. Onu da İslam yolunda feda edeceksin. Bizler muhabbet fedaileriyiz diyeceksin.

İbrahimi bir ateşte yanan imanlara karınca misali koşan fedailer olacaksın. Ağzında taşıdığın hakikat damlaları yanan gönülleri serinletecek. Bunu ben, sen, öteki, bir diğeri, gönlü Allah’a akan, gönlünden Allah’a giden yolda yanan hepimiz yapacağız. Ben yapacağım, sen yapacaksın.
Yapmalıyız.Çünkü bu kainat okyanusunun dünya gemisinin güvertesinde bir yolculuğa gidiyoruz. Bu yolculuk bittiğinde ki o gemiden her an düşme ihtimalimiz varken, vardığımız yer sonsuz bir cennet olsun istiyoruz. Kendimizden başlayarak, insanları Allah’a yaklaştırmayı, hayatlarımızı ve hayatları değiştirmek istiyoruz. Bunun için peygamberler şehri Urfa’da kendi imkanlarımızı birleştirerek Allah’ı anlatacağımız ve menfaatsiz dosluklar kuracağımız bir yer kurduk.
İşte burası Güverte. Bu kainat okyanusunun dünya gemisinin güvertesi. Edebi hayata yolcu olduğumuz şu dünyada bu güvertede gideceğimiz yeri ve buranın ve gideceğimiz yerin sahibi olan Allah’ı tanımaya çalışıyoruz. Biz elimizi taşın altına ayaklarımızı dikenli yollara koyup hayatımızdan fedakarlıklar yapıyoruz. Haydi kardeşim. Sen de hiç olmazsa sana Allah’ın verdiği zamandan, Allah’ı konuşmak, dinlemek ve kendine dünya ve ahiret dosları edinmek için bir kaç saatlik fedakarlık yap ve Güverteye gel. Eminim birbirimize anlatacaklarımız var. Unutma sen yoksan, bir kişi eksiğiz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Başlat
1
Bizimle iletişime geçmek için başlat butonuna basabilirsiniz.